Dmytro Yarosh (Дмитро Ярош)

NATO destekli Kiev’deki darbe yanlıları ile Rusya’nın desteklediği Ukrayna federasyonu yanlıları arasında yaşanan çatışma geri dönülemez aşamaya ulaşmış durumda. Ukrayna Cumhurbaşkanı Alexander Turchynov ve İsrail’li bir oligark olan Ihor Kolomoisky 02 Mayıs’ta liman kenti Odessa’da Sendikalar Birliği binasında katliam olayı organize ettiler. Batı basın ve yayın organları vahşete maruz kalanlarını sayısını ilk başlarda çok düşük düzeyde gösterdiler. Daha sonra, olaylara tanıklık edenlerin kamuoyuna açıklama yapmaları ve yaşanan vahşetin delilleri ortaya çıkmasıyla birlikte sessiz kalmayı yeğlediler. Bu dehşet olaylarından sonra her iki popülasyonun beraber yaşam imkânı artık kalmadı.

Bu durumda üç senaryo mümkün olabilir: a) ABD, Rusya ve Avrupa Birliğini de bataklığın içine çekecek şekilde, savaş çıkartmak üzere Ukrayna’yı yeni bir Yugoslavya haline getirebilir; b) Gürcistan’dan başlayarak Rusya’yı çevrelemek üzere, giderek artan oranda etrafında çatışma olaylarını sahneleyebilir; c) veya bizzat Rusya’da, Kırım’da veya Dağıstan’da devlet dışı savaşçı grupların çatışma sahnesine girmelerini teşvik edebilir.

Tercih edilecek opsiyon hangisi olursa olsun, Washington, her halükarda, paralı askerler ordusunu seferber edecek. Kiev Savunma Konseyi, Rusya yanlısı olarak bilinen federalistlere karşı savaşmak üzere aşırı sağcı militanları silâhaltına almak için Doğu Avrupa ülkelerine temsilciler göndermişti. Böylece, üyeleri daha sonra Ukrayna Milli Muhafız Alayında görevlendirmek üzere Pravy Sektor France savaşçı hücresi meydana getirildi.

Ayrıca, Kiev Savunma Konseyi, Doğu Avrupalı mevcut neo-Nazi saflarına daha önceden askeri deneyim kazanmış Cihatçı militanları da katarak, “savaşçı sayısın artırmayı” hedefliyor.

Doğrusu, tarafların her birinin aslında karmakarışık şeylerden oluşan sembollerini dikkate almayacak olursak, Naziler veya günümüz Cihatçılarından oluşan her bir tarafın şiddet uygulama kültü ve Siyonistlerin dünya’ya hâkim olma rüyası gibi ortak paydasının olduğunu görebiliyoruz. Washington’un desteklediği Serguei Outdaltstov’un başını çektiği Rusya Sol Cephesi ve yakın dostu Putin karşıtı lider figürü Alexei Navalny gibi siyasal organizasyonlar ile işbirliği halinde çalışıyorlar. Zaten önceden beri devam eden çok sayıda temasları var.

Günümüz dünyasında, Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi toplumları sağ/sol şeklinde kamplara ayırmak yerine, tek bir bölünme hattı meydana getirerek ülkeleri yönetmek emperyalizmdir. Kiev halkı, Nazi Almanya’sında (1935-1945) Yahudilere, komünistlere ve Ruslara karşı yürütülen Savunma Gücünü (Wehrmacht) örnek alıyor. Buna karşılık, Donetsk’te yaşayan halk ise “Büyük Yurtseverlik Savaşında” (İkinci Dünya Savaşı süreci) faşizme karşı kazanılan zaferden ilham alıyor. Kiev halkı, gerçek anlamda veya efsane olsun, tarihinden kaynaklanan olayları referans alarak kimlik inşa ederken, Donetsk halkı ise, farklı tarihsel topluluklardan gelen, ama aynı zamanda, baskılara karşı mücadele vermede birlik olmuş ecdatları olan bir toplum olarak kendisini tanımlıyor.

Bu tek bir bölünme hattı (ABD’nin hegemonik politikasına) uygun bir faaliyetin kanıtı iken, diğer yandan, Ukrayna’da yaşanan olaylarda “Yahudilere ölüm” sloganı atan protesto gösterilerini finanse eden Yahudi oligark Ihor Kolommoisky oluyor: Enerji, metalürji ve finans sektörlerinde, yeri geldiğinde silah zoru marifetiyle, Avrupa kıtasının en büyük servetini elinde bulunduran bir mafya adamı. ABD desteğini almış, aralarında Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın oğlunun da bulunduğu, dünyanın çeşitli bölgelerinde görev üstlenen birçok Amerikalı şahsiyeti farklı makamlara taşıyan bir kişi. Nazi grupları finanse etmede yalnızca herhangi bir kaygı yaşayan birisi olmayıp, aynı zamanda, verdiği talimatlar üzerine Odessa’daki Siyonist karşıtı Yahudiler öldürüldüğünde sevinç hali yaşayan birisi.

Naziler ile Cihatçılar arasındaki mevcut işbirliği yeni değildir. Bu işbirliğinin kökü, Müslüman/Türk savaşçılardan oluşan Waffen SS Tümenlerine dayanıyor. Bazıları; 13.Tümen“Handschar” Bosnalı askerlerden, 21.Tümen “Skanderbeg” Kosova’dan gelen askerlerden, 23. Tümen “Kama” Hırvatistan’dan gelen askerlerden meydana geliyordu. Bütün bu tümenler, dönemin Türkiye’sinde etkili olan İslam inancına sahip Müslüman kişilerdi. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu savaşçıların büyük bir çoğunluğu Kızıl Ordu’ya karşı yürütülen savaş sırasında kaçıp iltica eden kişilerdi.

Daha yakın zamanlarda, Çeçenistan’ın Rusya’ya karşı yürüttüğü ikinci savaşta (1999-2000) ilan edilen İçkerya İslam Emirliğinin (Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti) kurulma çalışmaları sırasında bile Naziler ve Tekfirciler omuz omuza vererek Ruslara karşı savaşmışlardı.

Baltık Ülkelerinden, Polonya ve Ukrayna’dan gelen Naziler ile Rusya ve Ukrayna’dan gelen Cihatçılar, Ukrayna’nın batısında bulunan, ticari bir merkez olan Ternopil şehrinde 08 Mayıs 2007’de CIA’nın verdiği yardımla sözüm ona “Anti Emperyalist Cephe” oluşturdular. Şubat 2014’te Kiev’de yapılan Devlet Darbesi sürecinde Ukrayna Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği görevini yapan ve daha sonra 25 Mayıs’ta yapılan Başkanlık seçimleri döneminde Pravy Sektor adayı olan Mmytro Yarosh bu cephe organizasyonuna başkanlık etmiştir.

Kafkasya Emiri ve El-Kaide Bölge Sorumlusu Doku Ömerov Temmuz 2013’te bu söz konusu “Anti Emperyalist Cephe” elemanlarına Suriye’de savaşmaları için çağrı yapmıştı. Bununla birlikte, Nazilerin Doğu Akdeniz’in istikrarsızlaştırılmasına yönelik devam eden faaliyetlere katıldığını belirten açık bir dokümantasyon sunulamıyor. Bilindiği kadarıyla son olarak, Kırım Tatarlarından devşirilen birkaç düzine sayıda Cihatçı militan savaşmak üzere Suriye’ye gitmişti. Ve daha sonra, EuroMaidan gösterilerine, Dmytro Yarosh safında yer almak ve Ukrayna’da 22 Şubat’ta yapılan devlet darbesi olaylarına katılmak üzere Türk istihbaratçıları tarafından Kiev’e transfer edilmişlerdi.

Ülke Güvenliğinden Sorumlu Müsteşarlık makamında bulunan Jeh Johnson’un talebi üzerine, Cihatçı militanların Avrupa ülkelerine girişini engellemek üzere Avrupa’da alınan tedbirler, Cihatçı savaşçıların CIA tarafından yeni bir cephede kullanacağı anlamına geliyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin talebi üzerine Prens Bender Bin Sultan’ın 15 Nisan’da ve daha sonra ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel’in baskısı sonucunda kardeşi Prens Salman Bin Sultan’ın 14 Mayısta zorunlu olarak görevden alınması ABD’nin cihatçı terör aygıtını yeniden biçimlendirme yönündeki iradesini gösteriyor.

Çeviri
Nizamettin Karabenk
Kaynak
El-Vatan (Suriye)