Voltaire İletişim Ağı

ABD Propagandasının Sonuna Doğru

Anglo-Sakson İmparatorluğu bir asırlık propagandaya dayanır. Bu propaganda bizi, Amerika Birleşik Devletlerinin “özgürlükler ülkesi” olduğu ve ideallerini korumak uğruna savaşlara girdiğine ikna etmek noktasında başarılı oldu. Ancak, Ukrayna’da bugünlerde ortaya çıkan kriz oyunun kurallarını değiştirdi. Şimdi, Vaşington ve müttefikleri tek sözcü değiller. Yalanları, bir başka önemli devletin, yani Rusya’nın, hükümeti ve medyasınca açıkça reddediliyor. Uydular ve internet çağında, Anglo-Sakson propagandası artık işlemiyor.

JPEG - 23.9 kb
Barack Obama iyi konuşuyor. Aslında, Başkan Obama konuşma metinlerini kendisi yazmadığı gibi, günlerini kendisi için yazılan metinleri suflörden (prompter) okumakla geçiyor. Bu arada ülkeyi de başkaları onun adına yönetiyorlar.

Hükümdarlar, her zaman eylemlerinin doğruluğu söylemini ikna yoluna giderler, çünkü kalabalıklar asla kötü olduklarını bildikleri adamların peşinden gitmezler. Yirminci yüzyılda, gerçeğin açımlandığı fikirlerin yayılması konusunda yeni yolların olduğu görüldü. Batılılar, Nazi bakanı modern propaganda konusunda Joseph Goebbels’i takip ederler. Bu aslında, şeylerin algısını saptırma sanatının önceleri Anglo-Saksonlarca geliştirilmiş olduğunun unutulmasının bir yoludur.

1916’da, Birleşik Krallık, Londra’da, Wellington House’u [1] oluşturdu, onu Crewe House [2] takip etti. Aynı anda, Birleşik Devletler de Kamu Bilgilendirme Komitesi (CPI)’ni oluşturdu. Birinci Paylaşım Savaşı’nın artık ordular değil kitleler arasında gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda, bu kuruluşlar hem kendi ve müttefiklerinin hem de düşmanlarının yurttaşlarını propaganda yoluyla zehirlemeye çalıştılar.

Modern propaganda, Londra’da, Almanya’nın işlediği savaş suçlarını konu alan, 30 farklı dile çevrilmiş Bryce Raporu’nun yayımlanması ile başlamış oldu. Bu belgeye göre, Alman ordusu Belçika’da binlerce kadına tecavüz etmişti. İngiliz ordusu da bu barbarlığa karşı savaşıyordu. Birinci Paylaşım Savaşı’nın sonunda bu raporun tamamının gazeteciler eliyle sahte şahitler kullanılarak hazırlandığı ve düzmece olduğu anlaşıldı.

Kendi payına, Birleşik Devletler de, İkinci Paylaşım Savaşı’nın, demokratik ülkelerce, insan haklarını korumak adına gerçekleştirildiği, George Creel imalatı, miti ile sahneye çıktı. Tarihçiler, Birinci Paylaşım Savaşı’nın en önemli nedeninin büyük güçlerin sömürgeci imparatorluklarını genişletme amaçlı çekişmesinin sonucunda patlak verdiği gerçeğini derinlikli gerekçelerle savladılar.

İngiliz ve ABD büroları, kendi devletleri adına çalışan gizli örgütlenmelerdi. Bihaber kalabalıklara “gerçeği görünür kılmak” adına gerçekleştirilen Leninist propagandanın tersine Anglo-Sakson propaganda gerçeği gizlemek amacıyla onları maniple etmenin yollarını araştırıyordu. Bu amaçla Anglo-Sakson devlet organları, gizlenmek ve sahte kimliklere ihtiyaç duyuyordu.

Sovyetleri Birliği’nin çöküşünün ardından, Birleşik Devletler, propagandayı bir kenara itip, halkla ilişkileri göz bebeği yaptı. Artık mesele yalan söylemek değil, gazetecileri gerçeği görmek konusunda engelleyerek görülmesini istediklerine doğru yönlendirmek oldu. Kosova savaşı sırasında NATO, basını harekete geçirecek bir hikaye anlatmak üzere, İngiliz Başbakanının danışmanı Alaistair Campbell’ı çağırdı. Gazeteciler bu haberle meşgulken NATO da “barışçıl” bombardımanını yapabilecekti. Hikaye anlatımı yalandan çok dikkati dağıtmak üzerine kurulmuştu.

Ancak, hikaye anlatımı, 11 Eylül saldırıları ile birlikte büyük bir şiddetle geri döndü: bu saldırılarla kamuoyunun dikkati New York ve Vaşington’a çevriliyor ve böylece halkın o gün düzenlenen askeri darbeyi algılaması engelleniyordu: Başkan Bush’un yönetim yetkilerinin gizli bir askeri birime transferi ile tüm parlamenterlerin ev hapsine mahkum edilmesi. Bu zehirlenme özellikle, şimdilerde Barack Obama’nın da danışmanı olan Benjamin Rhodes’in işiydi.

Daha sonraki yıllarda, Beyaz Saray kilit müttefikleri (İngiltere, Kanada, Avustralya ve tabi ki İsrail) ile birlikte bir propaganda sistemi kurdu. Her gün bu dört hükümet, küresel medya Ofisi’nden Irak’taki savaşın haklılığı ya da İran’ı kötüleyen içeriklerle dolu talimatlar ya da önceden yazılmış konuşmalar aldı. [3]

Vaşington yalanlarının hızla yayılabilmesi için 1989’dan beri CNN’e güvendi. Zamanla, ABD, uydudan bilgi karteli kanalları kurdu (El- Arabiya, El-Cezire, BBC, CNN, France 24, Sky). 2011 yılında, Trablus’un bombalanması sırasında, NATO, şaşırtıcı bir şekilde Libyalıları, savaşı kaybettiklerine ve direnişe devam etmenin anlamsız olduğuna inandırdı. Ancak, 2012’de, NATO, bu modeli Suriyeliler üzerinde uygulamaya kalktığında, Suriye halkını hükümetlerinin kaçınılmaz olarak düşeceğine inandırmak konusunda başarısız oldu. Bu taktiğin işlememesinin nedeni Suriyelilerin uluslararası televizyonlar aracılığı ile Libya’da yürütülen operasyonun farkında olmaları ve kendi ülkelerinde de olabileceğinin ayrımına varmalarıydı [4]. Bu başarısızlık “bilgi” kartelinin egemenliğinin de sonunu getirdi.

Vaşington ile Moskova arasında Ukrayna üzerine çıkan kriz Obama yönetimini sistemlerini gözden geçirmeğe mecbur etti. Nitekim, Vaşington artık tek sözcü değil, Rus hükümetini ve medyasını, uydu ve internet yolu ile erişilebilen dünyanın her köşesinde yalanlamak zorunda. Dışişleri Bakanı John Kerry, Time dergisi eski editörlerinden Richard Stengel’i propaganın yeni başkanı olarak görevlendirdi [5]. Stengel , 15 Nisan’daki yemin töreninden önce yeni ofisine yerleşmişti bile, 5 Mart’ta Atlantik medyasının ileri gelenlerine, Putin’in Ukrayna üzerine açıklamalarına karşı kullanılacak “10 karşı-gerçek” isimli bir “bilgi notu” gönderdi [6]. 13 Nisan’da gönderdiği “10 diğer karşı-gerçek” konulu ikinci bilgi notu ile saldırısını sürdürdü [7].

Bu metnin çarpıcı olan tarafı saçmalığı. Metin, Kiev’deki resmi tarih devrim anlayışını onaylıyor ve yeni hükümetteki Nazi varlığına vurgu yapan Rus söylemini geçersiz kılmaya çalışıyor. Ancak, biz bugün biliyoruz ki, bu “devrim” NATO eliyle düzenlenmiş bir darbe idi ve “renkli devrimler” ile “Arap Baharı” tarifleri karıştırılarak Polonya ve İsrailce uygulandı [8]. Bu dosyaların gönderildiği ve naklen yayımlanmasını sağlayan gazeteciler, Genel Sekreter Yardımcısı Victoria Nuland ile Estonya Dışişleri Bakanı Urmas Paets arasında geçen, Vaşhington’un AB’ye rağmen rejimi değiştirme olasılığının ve Maidan’daki keskin nişancıların gerçek kimliklerinin konuşulduğu telefon görüşmesinden haberdardılar. Buna ek olarak, Nazi isyancıların, olaylardan iki ay önce Polonya Polis Akademisi’nde eğitim gördüklerini, Polonya’nın haftalık yayını Nie’nin sonraki yayınlarından öğrendiler. Ukrayna’nın yeni parlamentosundaki Nazi varlığını inkar etmek için karanlığın aydınlandığı söylemini tutturdular. Kiev’e gitmek mümkün değil, ancak mevcut bakanların yazdıkları okunduğunda ya da söylemleri dinlendiğinde durumun bu olduğu görülüyor [9].

Son olarak, eğer bu argümanlar, geniş Atlantik medyasındaki illüzyon konsensüsünü verme konusunda yardımcı olduysa, meraklı yurttaşı ikna etme konusunda pek şansları yok demektir. Aksine, kandırmacayı internet aracılığı ile ortaya çıkarmak oldukça kolay, bu da manipülasyonun bu türünün başarılı olmak bir yana Vaşington’un güvenirliğini sarsacağı anlamına gelir.

11 Eylül konusunda Atlantik medyasındaki dil birliği uluslararası kamuoyunun ikna olmasına yardımcı oldu, ancak benim de içinde olduğum pek çok gazeteci ve yurttaşın çabası ile resmi açıklamanın fiziksel olarak imkânsızlığı gösterildi. 13 yıl sonra, yüz milyonlarca insan, bu yalanların ayrımına varmış oldu. Bu süreç sadece, ABD eli ile oluşturulacak yeni propaganda araçlarının manipülasyonu ile büyüyecektir. Kısaca, Beyaz Saray’ın argümanlarına inanlar, NATO hükümetleri ile medyası da dahil, kendi güvenirliklerini yok edecekler.

Barack Obama ile Benjamin Rhodes, John Kerry ve Richarg Stengel sadece kısa vadeli hareket eder. Propagandaları, yığınları sadece birkaç haftalığına ikna eder ve insanlar maniple edildiklerini anladıklarında ise tiksintinin oluşmasına yol açar. Farkında olmadan, varoluşları onlara bağlı NATO’nun devlet kurumlarının itibarını da dinamitlemiş olurlar. 20 inci yüzyılın propaganda yöntemlerinin artık geçerli olamayacağını unutuyorlar, çünkü o yıllarda dünya iki kutba bölünmüş ve birbiri ile iletişim kuramıyordu ve bu monolitik iletişimin yeni hali ile de uyumlu değil.

Ukrayna’daki bu kriz henüz bitmedi ancak şimdiden dünyayı derinden değiştirdi: Birleşik Devletler Başkanı’nın kamuoyu önünde yalanlanıyor olması ile Vladimir Putin, ABD propagandasının başarılı olmasının önünü kesen bir adım atmıştır.

Çeviri
Ebru Tutu

Kaynak
El-Vatan (Suriye)

[1] ÇN: İngiltere’nin Savaş Propaganda Bürosu

[2] ÇN: Birinci Paylaşım Savaşı’nın son yıllarında İngiliz propagandasının yürütüldüğü evin adı.

[3] "Un réseaumilitaired’intoxication" , Réseau Voltaire, 8 Aralık 2003.

[4] "NATO preparing vast disinformation campaign", by Thierry Meyssan, Komsomolskaya Pravda , Voltaire Network, 10 Haziran 2012.

[5] "TIME Magazine Managing Editor becomes new US propaganda chief", Voltaire Network , 16 April 2014.

[6] "State Department Fact Sheet on Putin’s False Claims About Ukraine" , Voltaire Network , 5 Mart 2014.

[7] "Media Note by the U.S. Departement of State on Russian Support for Destabilization of Ukraine" , Voltaire Network , 13 Nisan 2014.

[8] "Ukraine : la Pologne avait formé les putschistes deux mois à l’avance", by Thierry Meyssan , Réseau Voltaire, 17 Nisan 2014 .

[9] "Who are the Nazis in the Ukrainian government ?", By Thierry Meyssan , Voltaire Network , 2 Mart 2014.

Thierry Meyssan

Thierry Meyssan Siyasi danışman, Voltaire İletişim Ağı’nın kurucu başkanı. Fransızca son eseri: Sous nos yeux - Du 11-Septembre à Donald Trump (Gözlerimizin önünde. 11 Eylül’den Donald Trump’a)

 
Çin
Çin’e karşı siyasal İslam
Pentagon Güneydoğu Asya’da yeni bir savaşa hazırlanıyor
 
Voltaire İletişim Ağı

Voltaire İletişim Ağı

Bu makale yaratıcı ortakların lisansı altındadır

Voltaire İletişim Ağı’nın makalelerini kaynak belirtmek ve ticari hedefler gütmeme koşuluyla, makalenin içeriğini değiştirmeden serbestçe çoğaltabilirsiniz (Lisans CC BY-NC-ND)

Voltaire İletişim Ağı’nı desteklemek

Kalite analizlerinden geçen bu Web Sitesi, dünya anlayışınızın geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bu sitenin devamını sağlamak için işbirliğinize ihtiyacımız var.
Bize bağışta bulunarak yardımcı olunuz.

Voltaire İletişim Ağı’na nasıl katılımcı olabilirsiniz?

Voltaire İletişim Ağı Moderatörlerinin hepsi fahri olarak çalışmaktadırlar.
- Profesyonel düzeyde Tercümanlar: Çevirilerinizle katkıda bulunabilirsiniz.