ABD’nin Temmuz ayında çeşitli bahanelerle elindeki 13 Hizbullah rehinesini serbest bırakabileceği belirtiliyor.

Amerika Birleşik Devletleri, bir yıldan uzun bir süredir, üçüncü ülkelerden Hizbullah’ın son derece yasal olan finansmanına katılan insanların ülkesine iade edilmesi ve hapsedilmesini mümkün kılan son derece karmaşık ve silah olarak kullandığı yasalar bütününü yürürlüğe koydu [1].

Bu rehinelerin en ünlüsü, Fas’ta tutuklanan, ABD’ye iade edilen, « terörün finansmanı » nedeniyle yargılanan ve beş yıl hapse mahkum edilen Kasım Taceddin adlı Kongolu işadamıdır (fotoğraf). İsnat edilen suçun ağırlığı ve cezanın hafifliği arasındaki basit çelişki, uygulanan prosedürün uydurma olduğunu kanıtlamak için yeterlidir. Taceddin Ailesi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin en zengin ailelerinden biridir. İnşaat, gıda endüstrisi (Atlantic Trading Co., Biscuiterie Congo Futur), ahşap (Trans-M), plastik (Congo Futur Plastic) ve toptancılık alanlarında faaliyet yürütmektedir. Lübnan kökenli birçok Şii gibi Hizbullah’ı gönüllü olarak finanse etmektedir.

Hizbullah birkaç yıldır İran’a olan bağımlılığından kurtulmaya çalışmaktadır. Genel sekreteri Hasan Nasrallah, Lübnan Direnişini yasal olarak finanse etmek için Lübnan diasporasına dayanarak, özellikle Afrika ve Güney Amerika’da çeşitli şirketler kurdu. Böylece Tahran’la ilişkilerinde olası bir bozulmayı göze alması daha mümkün hale gelecekti.

Yaygın kanaatin aksine, ABD’nin Hizbullah’ın mali bağımsızlığına karşı yürüttüğü kampanyanın gerçek hedefi bu desteği dayanılmaz bir noktaya vardıracak ölçüde İran’a boyun eğmesini sağlamak olabilir. Bu durumda, söz konusu 13 rehinenin serbest bırakılması, onların hapse girmesine neden olanlar kadar uydurma olan mevzuata bağlı nedenlerden ötürü, Hasan Nasrallah’ın Lübnan’ın yüzünü Rusya’ya dönmesi çağrısına bir yanıt olabilir.

Çeviri
Osman Soysal

[1] “Hizbullah istikrarsızlaştırıldı”, Tercüme Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı , 30 Ekim 2019.