JPEG - 41.7 kb

6 Temmuz’da Varşova’yı ziyarete geldiğinde Başkan Trump için tam bir zafer olacaktır. Beyaz Saray, Polonya’nın « NATO’nun sadık bir üyesi ve Amerika’nın en yakın dostlarından biri » olduğuna inanmaktadır. Gerçekten de Polonya, Avrupa’yı Rusya’ya karşı yeni bir soğuk savaşa sürükleyen ABD/NATO stratejisinin sacayağıdır. ABD’nin 3ncü Zırhlı Tugayının Ocak ayında nakledildiği Polonya’da, Rusya’ya karşı görev üstlenmek üzere ABD komutası altında NATO’nun « güçlendirilmiş ileri mevcuda sahip » dört muhrip grubundan biri konuşludur.

Polonya aynı zamanda, 2014 yılında ABD tarafından talep edilen GSYİH’nın %2’sinden fazlasının askeri harcamalara ayırılması hedefini gerçekleştirmiş olan Avrupalı dört NATO ülkesinden biri olma övüncünü de taşımaktadır. Varşova’nın yaptığı açıklamaya göre bunun karşılığında Polonya, Avrupa Birliği tarafından 22 Haziran’da yürürlüğe sokulan « Savunma fonuna » katkıda bulunmayacaktır.

Böylece Cumhurbaşkanı Andrzej Duda Polonya’sının, Polonya, Litvanya, Letonya, Estonya, Macaristan, Çekya, Avusturya, Bulgaristan, Romanya, Hırvatistan, Slovakya ve Slovenya olmak üzere Baltık, Karadeniz ve Adriyatik denizleri arasındaki 12 ülkeyi bir araya getiren « Üç deniz girişimi » gibi daha önemli bir görevi üstlenmek üzere Washington nezdinde tüm yasal belgelere sahiptir. Cumhurbaşkanı Duda’nın söz konusu girişimi « Avrupa Birliğini geliştirmek için yeni bir kavram » olarak tanımlamasının nedeni, tüm bu devletlerin AB üyesi olmasıdır.

Ancak bu ülkeler –Avusturya hariç hepsi-, Brüksel’den daha çok Washington’a bağlı olacak şekilde aynı zamanda ABD komutası altındaki NATO üyesidirler.

« Üç deniz girişimi », başlangıcı Başkan Trump tarafından 6 Temmuz’da Varşova’da düzenlenecek konferansla gerçekleştirilecek olsa da aslında Obama yönetimi tarafından tasarlanmıştır. 25 Ağustos 2016’da, « işbirliğini enerji, ulaşım, dijital iletişim ve genel olarak ekonomi sektörlerine yayarak, kuzeyden güneye Orta ve Doğu Avrupa ekonomi ve altyapılarını birbirine bağlamayı » hedefleyen bir girişim olarak sunulduğu Dubrovnik Ortak Açıklamasıyla kamuoyuna duyurulmuştur. Resmi hedef: « Orta ve Batı Avrupa’yı daha güvenilir ve rekabet edebilir duruma getirmektir ». Bu işle ABD ilgilenecektir.

Beyaz Saray’ın açıklamasına göre Başkan Trump, Üç Deniz Girişimi Konferansında yaptığı konuşmada, « ABD’den Polonya’ya yönelik ilk LNG (Likit doğal gaz) sevkiyatlarının önümüzdeki ay içerisinde hızlı bir şekilde başlatılacağının altını çizerek, altyapıların geliştirilmesi ve enerji güvenliği konuları üzerinde yoğunlaşacağını » belirtti. Baltık Denizi’ndeki Swinoujscie limanında yaklaşık bir milyar dolara mal olan terminal sayesinde Polonya yıllık olarak 7,5 milyar’a kadar yükseltilebilir, 5 milyar mektreküp tutarında LNG ithal edebilir duruma gelecek.

Bu ve Hırvatistan için de programlanan diğer birkaç terminal aracılığıyla, ABD şirketleri aracılığıyla ABD ya da diğer ülkelerden getirilen gaz, tüm « Üç deniz bölgesine » ilgili boru hatlarıyla dağıtılacak.

Planın hedefi gayet açık: Avrupa’ya yönelik gaz ihracatını düşürerek Rusya’yı vurmak (bu hedef, ancak Rusya’nınkinden daha pahalı olan ABD gazının güçlü devlet destekleriyle desteklenmesi durumunda gerçekleşebilir); Orta ve Doğu Avrupa’yı Almanya ve diğer Avrupa güçleriyle rekabet içerisinde, sadece askeri olarak değil ama ekonomik olarak da ABD’ye daha da bağımlı hale getirmek; Avrupa’nın içerisinde, doğrudan ABD nüfuzu altında olan ve dolayısıyla Avrupa Birliğini bozacak, Ukrayna’ya ve daha da ötesine genişleyecek, sınırlı egemenliğe sahip bir makro-bölge (Üç deniz bölgesi) oluşturmaktır.

Avrupa’nın siyasi haritası değişmek üzeredir ama yıldızlı bayrak hala üzerinde dalgalanmaktadır.

Çeviri
Osman Soysal
Kaynak
Il Manifesto (İtalya)