Bir Paris mahkemesi, 30 Eylül 2021’de eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’yi 2012 seçim harcamalarının bir kısmını Ulusal Kampanya Hesapları ve Siyasi Finansman Komisyonu’na (CNCCFP) beyan etmediği için 1 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanık bu karara itiraz edeceğini açıkladı.

CNCCFP, geçerliliğini kontrol ettikten sonra adaylara kampanyaları için geri ödeme yapan bir idari komisyondur. Nicolas Sarkozy’nin durumunda, kampanya giderlerini onaylamadı ve bu nedenle hiçbir ödemede bulunmadı. Hatta aksine, para cezasına hükmetti ve Sarkozy de bu cezayı ödedi. Dolayısıyla ortada herhangi bir mali usulsüzlük veya ceza gerektiren bir suç bulunmamaktadır.

Bu nedenle mahkeme, CNCCFP’yi dolandırmak amacıyla yanlış beyanları cezalandıran Seçim Yasası’nın L113-1 maddesine dayandı. Ancak kampanya hesapları onaylanmadığından ve yanlış bir şekilde hiçbir şey geri ödenmediğinden ortada herhangi bir dolandırıcılık bulunmamaktadır.

Diğer sanıklar, toplantıların faturalarını Sarkozy’nin adına değil, kendilerine ödeme yapan siyasi partisi adına düzenledikleri için mahkum edildi.

Bunu yaparak mahkeme, kişinin aynı fiilden dolayı iki kez yargılanamayacağı (« non bis in idem ») geleneksel ilkesini çiğnemiş oldu. Bunu yapmak zorunda değildi çünkü CNCCFP, sulh hakimlerinden oluşsa da bir mahkeme değil, bir idari komisyondur. Öte yandan CNCCFP’nin kararı, bir yargı kurumu olan Anayasa Konseyi tarafından onaylanmıştır. Ayrıca Anayasa’nın 62. maddesinde « Anayasa Konseyinin kararları temyize tabi değildir. Kamu makamları ile tüm idari ve adli makamlar için bağlayıcıdırlar » hükmü yer almaktadır.

Mahkeme, Anayasa’yı yok sayarak ve Seçim Kanunu’nun L113-1 maddesinin anlamını çarpıtarak bilerek siyaset alanına girmiştir. Kararında, seçim harcamalarının sınırlandırılması ilkesini ihlal ederek seçimi potansiyel olarak dengesizleştirenlere karşı kendini demokrasinin teminatı olarak ortaya koyuyor. Gerçek şu ki, olayın yaşandığı dönemde Sarkozy yeniden seçilmek için aday olan görev süresinin son günlerinde olan bir cumhurbaşkanı olduğu ve dolayısıyla Fransa Cumhuriyeti’ni hedef aldığı için, mahkemenin kararı cumhurbaşkanlığı makamını ciddi şekilde baltalamaktadır.

Ertesi gün, Liberation gazetesi, « Sarkozy: Büyük utanç » manşetiyle çıktı. Utanç kavramı, İkinci Dünya Savaşı’nın son dönemlerine göndermede bulunmaktadır. « Düşmanlara bilerek doğrudan veya dolaylı yardım eden veya Ulusun birliğini veya Fransızların özgürlüğünü veya aralarındaki eşitliği hedef alanlarla » ilgilidir. Bu nedenle sanıklar için hiçbir şekilde geçerli değildir.

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’yi eski Fransız devlet başkanı Philippe Pétain ile bir tutmaktadır. Bu benzetme Cumhuriyete hakarettir.

Fransa Cumhuriyeti’ni yok etmek, yalnızca Avrupa Birliği’ne yarar sağlar.

Bu olaylar, Sayın Sarkozy’nin kendisini aday ilan etmediği cumhurbaşkanlığı seçiminden birkaç ay önce yaşanmaktadır. Ancak, seçimler üzerinde etkisinin olacağı kesindir. 2012 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, kazanması büyük olasılık olan aday Dominique Strauss-Kahn’ın tutuklanması, François Hollande’ın seçilmesine yol açtı. 2017’de, en iyi konumdaki aday François Fillon hakkındaki suçlamalar, Emmanuel Macron’un seçilmesine yol açtı.

Çeviri
Osman Soysal