Voltaire İletişim Ağı

Cezayir iktidarının yalanları

Siyasette iktidar oyunlarını açıklamak için genel olarak yararlanılan ölçütler Cezayir için geçerli değildir. Bugünkü yöneticileri, her şeyden önce, vatandaşları nezdinde itibar kazanmak için her biri sahte biyografiler üreten sahtekarlardır. Adım adım devletin en üst kademelerine kadar ulaşmışlardır. Onları daha iyi kullanabilmek için masallarına inanıyormuş gibi yapan süper güçlerin iradesiyle burada kalmayı sürdürmektedirler.

| Şam (Suriye)
+
JPEG - 44.4 kb
Yirmi yıla yakın süredir, Cezayirli yöneticilere ait biyografilerin çoğunluğu tahrif edilmiştir. Bunların tümü Fransız işgalciye karşı ulusal kurtuluş için savaştığını iddia etmesine karşın, bunu gerçekten yapanların sayısı oldukça azdır. Gerçek kahramanlar ise uzun zaman önce iktidardan uzaklaştırılmışlardır.

Uluslararası medyalar, bugüne kadar gizlemeye çalıştıkları Cezayir’deki iktidar gerçeğini şaşkınlıkla keşfetmektedirler. İktidar tek bir grubun değil ama Cumhurbaşkanı Buteflika’nın şahsının denge noktası olduğu birçok grubun elindedir.

Cezayir’deki iktidarda kim neyi savunuyor?

Bu gruplar kendi aralarında, sadece görev süresi sona eren cumhurbaşkanının değil ama başbakanın da yerine kimin geçeceğini belirlemelerini engelleyen çetin bir mücadele içerisindedir. Sonuç olarak üç tane isim belirlediler: İkisi de Lakhdar Brahimi’nin yanında olmak üzere, Nurettin Bedui ve yardımcısı olarak Ramtane Lamamra.

Rol dağılımını daha iyi anlamamızda yarar var:

- Abdülaziz Buteflika, Huari Bumedyen’in sekreterliğini yapmış ve zaman içerisinde kendisine bir geçmiş icat etmeyi başarmış olan küçük bir sahtekardır [1]. Yirmi yıldır, bir dizi anayasa ihlali ve belirgin seçim hileleriyle cumhurbaşkanlığı görevini gasp etmiştir. « Periyodik sağlık kontrolleri » için iki hafta süresince İsviçre’de hastaneye kaldırılmış ve kendisine « nörolojik ve solunum sorunları » teşhisi konulmuştur. Tedavisi için onay verecek iradeye sahip olmadığını tespit eden doktorlar, izin verebilecek yasal vasisinin kim olduğunu sormuşlardır. Her türlü kuşkuyu ortadan kaldırmak üzere, can çekişen yatalağı kimseye göstermeden ülkeye geri getirmişlerdir. Ardından An Nahar TV’de, 11 Mart 2019’da çekilmiş gibi sunulan, 18 Ekim 2017 tarihli kısa görüntüleri yayınlanmıştır [2]. Son olarak, görev döneminin belirsiz bir süre için uzatıldığını duyurmak için onun tarafından yazıldığı iddia edilen yeni bir mektup yayınlanmıştır.

- Nurettin Bedui, cumhurbaşkanlığı kalemini tutan kişi tarafından başbakan olarak atandı. Bugüne kadar içişleri bakanlığı görevini yürüten Bedui, cumhurbaşkanının kardeşlerinden biri, Nasır Buteflika’ya yakın bir isim olarak bilinmektedir. İş göremez durumdaki cumhurbaşkanına bir beşinci dönem daha görev verilmesi imkanını tasarlayan ve onu desteklemek için sözde altı milyon imzayı toplayan odur. Cumhurbaşkanlığı yanılsamasının sürdürülmesi görevini üstlenmiştir.

- Ramtane Lamamra başbakan yardımcısı olarak atanmıştır. Bugün kadar iş göremez durumdaki cumhurbaşkanının danışmanı, yani aslında onun yerine iktidarı elinde bulunduranlardan biriydi. Eski sömürgeci güç, Fransa’nın çıkarlarını temsil ettiği bilinmektedir.

- Lakhdar Brahimi, hala duyurulan ama hiçbir zaman gerçekleştirilmeyen demokratik geçiş sürecini uygulamakla görevli Ulusal Konferansın başkanlığına atanmıştır. Emekli olan Brahimi (85 yaşında) parlak sicili nedeniyle göreve çağrılmıştır: bugünkü sistemin kuruluşunda merkezi rol oynamış ve yeni sömürgeci gücün, yani Amerika Birleşik Devletlerinin çıkarlarını temsil etmektedir.

Bu başkarakterin, olduğunu iddia ettiği kişiyle hiçbir ilgisi yoktur. Fransız işgalcinin işbirlikçisi bir aileden gelen Brahimi, aksine herkesi ulusal kurtuluş mücadelesine katıldığına inandırmayı başarmıştır.

• 1965 yılında, Mehdi Ben Barka ile görüşen son kişidir. Fas gizli servislerini niyetlerinden haberdar etmiş ve böylece Üç Kıta Konferansı Sekreterinin kaçırılması ve öldürülmesi sürecini kolaylaştırmıştır.
• 1982 yılında, Cezayir-Fas-Suudi ortak çabaları kapsamında, ülkeyi sonsuza kadar fiilen bölgesel ve uluslararası süper güçlerin kontrolüne sokan, inanca dayalı, tümüyle yönetilemez bir rejimin kurulması karşılığında Lübnan’daki iç savaşa son veren Taif Anlaşmasının imzalanmasını sağlamıştır.
• 1991 yılı sonunda, Cumhurbaşkanı Şadli Bencedid’i görevden alan, yerel seçimleri iptal eden ve Abdülaziz Buteflika’nın iktidarı ele geçirmesi yolunu açan Cezayir Yüksek Güvenlik Konseyinin 10 üyesinden biri olmuştur [3].
• 2000 yılında, Birleşmiş Milletler yönetimi içerisinde bir istihbarat servisinin kurulmasına ön ayak olmuştur [4].
• 2001 yılında, Washington’un talebi üzerine, Afganistan’a yönelik ABD-İngiliz müdahalesine son veren ve Hamit Karzai ve uyuşturucu kaçakçılarını iktidara getiren Bonn Mutabakatının imzalanmasını sağlamıştır [5].
• 2012 yılında, Kofi Annan’ın Suriye’deki arabuluculuk görevinden ayrılmasından sonra, onun yerine, BM ve Arap Birliği tarafından, arabulucu değil ama « özel temsilci » olarak atanmıştır. Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan Lavrov-Annan barış planını uygulama niyetinde olmayan Brahimi, patronu Birleşmiş Milletler’in 2 numarası Jeffrey Feltman’ın, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin kayıtsız şartsız teslim olmasına yönelik gizli planını uygulamaya çalışmaktadır [6].

İslamcıların rolü

60 000 ila 150 000 arasında kişinin can verdiği karanlık on yıla (1991-2002) ilişkin birçok anlatım mevcuttur. Bu uzun dönemi gözlemlediğimizde, kesin olan tek şey, kırda vahabbilere ait sosyal eserlerin devletin yerine aldığı, İslamcı terörizmin, Fransızların nüfuzunu yok etmek üzere İngilizlerin bir girişimi olduğu ve bazı askerler « adam boğazlayanların » saflarına katılırken, ordunun ülkeyi kurtardığıdır.

2004’te, her şey sona erdiğinde Cumhurbaşkanı Buteflika, « yok ediciler »e (askerler) karşı « adam boğazlayanlarla » (İslamcılar [7]) bizzat ittifak kurar. Kendini düşmanlarıyla barış yapmaya muktedir eski bir asker olarak sunar. Aslında, kendisini iktidara taşıyan ordunun ve güvenlik güçlerinin gücünü azaltmak için İslamcılarla işbirliği yapmaktaydı.

- 2013’te Abdülaziz Buteflika, sıfatlarının ve imkanlarının geniş bir bölümünü geri alarak ve General Muhammed Medyen’i emekliliğe sevk ederek, Güvenlik ve İstihbarat Dairesini yeniden yapılandırır.

- 2014’te, FİS’in silahlı kolu AİS’e –on binlerce kişinin ölümünden sorumlu olan– , herkesin gözleri önünde bir eğitim kampı kurması izni verir.

- 2016’da, AİS lideri Madani Mezrag’ın Ahmet Uyahya (kısa süre sonra Başbakan olarak atanacak olan) tarafından kabul edilmesini sağlar ve artık aftan ve dokunulmazlıktan yararlanacağını açıklar.

- Mart 2019’da onun grubu, gösteri yapan halkı yeni bir iç savaşla tehdit etmek üzere Madani Mezrag’ı yeniden sahneye sürmektedir.

Bu bağlamda, Lakhdar Brahimi’nin atanması daha da anlam kazanmaktadır. BM ve Arap Birliği’nde Suriye dosyasından sorumlu olduğu dönemde, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın tutuklanmasını ve yerine Sorbonne’da profesör olan Burhan Galyun’un getirilmesini içeren « siyasi çözüm » için mücadele etmiştir. Oysa National Endowment for Democracy (NED/CİA) işbirlikçisi olan Galyun, her ne kadar resmi olarak inanca dayalı olmayan bir Suriye’nin taraftarı gibi görünse de, FİS lideri Abbasi Madani’nin Katar sürgünü sırasında özel kalem müdürlüğünü yapmıştı.

Bağımsız Cezayir başlarda ulusal kurtuluş mücadelesinin gizliliği içerisinde inşa edilmiştir. Ardından bu sır, bir efsane yaratmak ve bunun içerisinde kendilerine şanlı bir rol yüklemek için bazı kişiler tarafından kullanılmıştır. On yıllarca yinelenen bu efsaneleştirme, halkın olayları tam olarak anlamasını engellemiştir. Aynı zamanda hem tehlikeyi (« adam boğazlayanlar »), hem de himayeyi (« yok ediciler ») idare edenlere, kendilerini vazgeçilmez kılma imkanı tanımıştır. Bunlar, kendi kendilerini efsaneleştirmenin tutsağı olarak, bugün Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin şantajlarına boyun eğmek zorundadırlar.

Çeviri
Osman Soysal

[1] Bouteflika, une imposture algérienne, Mohamed Benchicou, Le Matin, 2003.

[2] “Cezayir seçimlerinin ertelenmesi ve Brahimi bombası”, yazan Khalida Bouredji, Tercüme Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı , 18 Mart 2019.

[3] Islam and democracy : the failure of dialogue in Algeria, Frédéric Volpi, Pluto Press, 2003 (p. 55 et suivantes).

[4] « Rapport du Groupe d’étude sur les opérations de paix de l’Organisation des Nations Unies », Nations Unies A/55/305, ou S/2000/809.

[5] « L’opium, la CIA et l’administration Karzai », par Peter Dale Scott, Traduction Anthony Spaggiari, Réseau Voltaire, 10 décembre 2010. « Le partenaire afghan de Monti », par Manlio Dinucci, Traduction Marie-Ange Patrizio, Il Manifesto (Italie), Réseau Voltaire, 9 novembre 2012.

[6] “Almanya ve Birleşmiş Milletler Suriye’ye karşı”, yazan Thierry Meyssan, Tercüme Osman Soysal, El-Vatan (Suriye) , Voltaire İletişim Ağı , 28 Ocak 2016.

[7] İslam dinini, Müslüman Kardeşler Cemaati tarafından formüle edilen siyasi manipülasyonu olan İslamcılık’tan ayırmaktayız. Yazıişlerinin notu.

Bu makale yaratıcı ortakların lisansı altındadır

Voltaire İletişim Ağı’nın makalelerini kaynak belirtmek ve ticari hedefler gütmeme koşuluyla, makalenin içeriğini değiştirmeden serbestçe çoğaltabilirsiniz (Lisans CC BY-NC-ND)

Voltaire İletişim Ağı’nı desteklemek

Kalite analizlerinden geçen bu Web Sitesi, dünya anlayışınızın geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bu sitenin devamını sağlamak için işbirliğinize ihtiyacımız var.
Bize bağışta bulunarak yardımcı olunuz.

Voltaire İletişim Ağı’na nasıl katılımcı olabilirsiniz?

Voltaire İletişim Ağı Moderatörlerinin hepsi fahri olarak çalışmaktadırlar.
- Profesyonel düzeyde Tercümanlar: Çevirilerinizle katkıda bulunabilirsiniz.