Türkiye, Suriye’nin Kuzeyinde işgal ettiği bölgelerde kendi para birimi olan Türk Lirası’nın kullanılmasını zorunlu kıldı.

El Kaide’nin denetimi altında bulunan İdlib Eyaleti [1], 1974 yılında Atilla OPerasyonu sonrasında Kıbrıs Adası’nda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi, Türkiye’nin bir uzantısı haline geldi.

Sözde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sadece Türkiye tarafından tanındığını ve 2004’te Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne girmesine rağmen, kendi kendini « barışın savunucusu » ilan eden Avrupa Birliği’nin Kıbrıs vatandaşlarını Türk işgali karşısında hiçbir zaman savunmadığını anımsatalım.

İdlib’in ilhak edilmesi, Batı’nın Suriye’yi kuşatmasıyla (Cesar Act) [2], Suriye’deki tarlaların ABD kuvvetleri ve cihatçılar tarafından eşgüdümlü olarak ateşe verilmesi [3] ve İran’ın Türkiye ile birlikte Libya’da aynı saflarda çarpışmaya karar vermesi [4] ile birlikte ele alınmalıdır.

Bu adım Mustafa Kemal Atatürk tarafından Birinci Dünya Savaşı Barış Antlaşmalarına karşı yazılan « Misak-ı Milli » [5] ile uyuşmaktadır. Misak-ı Milli ayrıca Irak, Suriye ve hatta Yunanistan’ın başka bölgelerini de ilhak etmeyi öngörmektedir.

Çeviri
Osman Soysal

[1] “El Kaide Suriye’de yeniden örgütleniyor”, Tercüme Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı , 17 Haziran 2020.

[2] “Hasan Nasrallah’a göre, ABD Lübnan’da kıtlığa yol açmak istiyor”, Tercüme Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı , 17 Haziran 2020.

[3] “ABD ve AB, Suriye’de bir gıda krizine neden oluyor”, Tercüme Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı , 12 Haziran 2020.

[4] “İran, Libya’da NATO’ya desteğini otaya koyuyor”, Tercüme Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı , 17 Haziran 2020.

[5] “Misak-ı Milli Kararları”, Voltaire İletişim Ağı , 28 Ocak 1920.